|
Ali Baba işe seyyar satıcılıkla başlar. Ortaköy'deki okulların önünde limonata satar uzun süre. Bir gün yağmur yağar; limonata elinde kalır. Oradaki seyyar satıcılardan biri "bu işi bırak köfte sat" der. Ali Baba'nın hikayesi de böyle başlar.
Avrupa yakasının en popüler köftecilerinden olan ALİ BABA' nın leziz köfte ve piyazının tadına varabilirsiniz. Uzun yıllar önce (1965) bir köfteci arabasıyla yola koyulan ALİ BABA 15 yıl boyunca önce K. Bebek de daha sonraları Çamlıbahçede seyyar arabasıyla köfte satmaya devam eder. 1980 ihtilali olunca sahilde seyyar satıcılık yasaklanır. Fakat bu yasak onun ilerde müthiş bir başarı yakalamasına ve insanların kapısında kuyruk oluşturacak kadar meşhur ve güzel köfteler üretmesine neden olacaktır. Bunun üzerine ALİ BABA Arnavutköy'de ilk dükkanını (1981) açmış ve tadına doyum olmaz köftelerini yeni mekanın da hizmete sunmuştur. ALİ BABA'nın o ufacık salaş mekanı kısa sürede nefis köfteleri ve muhteşem piyazıyla birlikte Boğaz hattı başta olmak üzere şehrin her yerinden müdavimler yaratır. Artık ALİ BABA'nın dükkanı Yetersiz hale gelmeye başlamıştır. Öyleki dükkanın önünde oluşan kuyruklar ALİ BABA'yı hem üzmekte (müşterilerinin saatlerce beklemesinden dolayı) hemde bi yandan mutlu etmektedir. Bu duruma çözüm arayan ALİ BABA daha büyük bir dükkana taşınmaya karar verir ve şu anda hizmet vermekte olduğu dükkanına taşınmaya karar verir ve eski dükkandan sadece 2 dükkan uzaktaki yeni mekanına taşınır. (1999) Yıllardır lezzetinden ve çizgisinden hiçvbirşey kaybetmeyen ALİ BABA için değişmez 3 prensip vardır. (Kalite, hijyen, uygun fiyat) Et yemekle problemi olmayan hemen hemen herkesin vazgeçemediği bir ikiliyi (köfte piyaz) birde ALİ BABA'da denemenizi tavsiye ederiz.
|